Ketojenik Diyet Nedir?
Ketojenik diyet (KD), yüksek yağ, orta düzey protein ve düşük karbonhidrat içeren bir beslenme modelidir. Bu model, vücudu temel enerji kaynağı olarak glikoz yerine yağdan üretilen keton cisimciklerini kullanmaya yönlendirir. Böylece, enerji metabolizması farklı bir düzene geçer. Bu metabolik duruma “ketozis” adı verilir.
Murat ve Kaplan (2023), ketojenik diyetin yalnızca kilo kaybı için değil, ayrıca metabolik hastalıklar, epilepsi ve nörolojik rahatsızlıkların yönetiminde de araştırıldığını vurgulamıştır.
Sonuç olarak, bu diyet son yıllarda tıp ve beslenme alanında dikkat çeken bir yaklaşım haline gelmiştir.
Ketojenik Diyetin Etki Mekanizmaları
Arhan (2023), ketojenik diyetin temel biyokimyasal etkilerini aşağıdaki şekilde özetlemiştir:
Karbonhidrat alımı azaldığında, insülin düzeyi düşer ve yağ oksidasyonu artar.
Ketozis süreci, beyin ve kaslar için alternatif enerji sağlar. Ayrıca, bu süreç mitokondri işlevini de güçlendirebilir.
Mitokondriyal biyogenez artarak enerji üretimi güçlenir.
İnflamatuar sitokinler azalır; bağışıklık ve sinir sisteminde koruyucu etki oluşur.
Sonuç olarak, ketojenik diyet sadece kilo yönetimini değil, aynı zamanda metabolik sağlık ve sinir sistemi fonksiyonlarını da etkileyebilir.
Epilepsi ve Ketojenik Diyet
Ketojenik diyetin tıbbi alandaki en güçlü kanıtı epilepsi tedavisidir.
Köken ve Öztürk (2023), özellikle ilaçlara dirençli epilepsi hastalarında bu diyetin nöbet sıklığını azalttığını göstermiştir.
Kullanılan başlıca diyet türleri:
Klasik ketojenik diyet (4:1 yağ-protein/karbonhidrat oranı)
MCT (orta zincirli trigliserit) diyeti
Modifiye Atkins diyeti
Düşük glisemik indeksli tedavi diyeti
Ayrıca, bu protokollerin çocuk ve yetişkinlerde güvenli olduğu, ancak nörolog ve diyetisyen eşliğinde uygulanması gerektiği vurgulanmıştır.
Beyin Sağlığı ve Nörolojik Etkiler
Haber (2024) tarafından yapılan araştırma, ketojenik diyetin beyin sağlığını koruyabileceğini ortaya koymuştur.
Ketozis döneminde artan β-hidroksibütirat adlı keton cisimciği, nöroprotektif etki göstererek sinir hücrelerini oksidatif strese karşı korur.
Buna ek olarak, diyetin bilişsel fonksiyonları güçlendirebileceği ve Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklarda koruyucu rol oynayabileceği belirtilmiştir.
Ketojenik Diyet ve Kanser Araştırmaları: Glioma Üzerine Bulgular
Bolkan ve Doğan (2024), glioma (beyin tümörü) hastalarında ketojenik diyetin etkilerini incelemiş ve tümör hücrelerinin büyümesini baskılayabileceğini bildirmiştir.
Bunun nedeni, kanser hücrelerinin enerji üretiminde glikoza bağımlı olmasıdır.
Bununla birlikte, ketojenik diyet henüz standart bir kanser tedavisi değildir; ancak kemoterapiye destekleyici bir yöntem olarak değerlendirilmektedir.
Metabolik Sendrom Üzerine Etkileri
Ömür (2024) tarafından yapılan çalışmada, ketojenik diyetin ayrıca metabolik sendrom bileşenleri (hiperglisemi, dislipidemi, abdominal obezite, hipertansiyon) üzerinde olumlu etkiler yarattığı bildirilmiştir.
Sonuçlara göre:
Açlık glukozu ve trigliserid düzeyleri düşmüş,
HDL kolesterol artmış,
İnsülin direncinde belirgin azalma gözlenmiştir.
Bununla birlikte, uzun vadede kalp damar sağlığı üzerindeki etkilerin daha fazla araştırılması gerekmektedir.
Popüler Diyetlerle Karşılaştırma: Antioksidan ve İnflamatuar Yük
Zengin ve Çevik (2024), popüler diyetlerin antioksidan kapasitelerini ve inflamatuar yüklerini karşılaştırmıştır.
Ketojenik diyetin:
Antioksidan kapasitesinin düşük,
Diyet inflamatuar yükünün ise yüksek olabileceği görülmüştür.
Dolayısıyla, ketojenik diyet uygulayan bireylerin mikrobesin ve lif alımına özellikle dikkat etmesi gerekir.
Ayrıca, sebze ve düşük glisemikli meyve çeşitliliğiyle planlanması önerilmektedir.
Ketojenik Diyetin Dikkat Edilmesi Gereken Noktaları
Her ne kadar bilimsel kanıtlar umut verici olsa da ketojenik diyet her birey için uygun değildir.
Yanlış uygulandığında;
Elektrolit dengesizliği,
Kabızlık,
Yorgunluk,
Hipoglisemi gibi sorunlara neden olabilir.
Bu nedenle, ketojenik diyet mutlaka diyetisyen rehberliğinde ve kişisel sağlık durumuna göre planlanmalıdır.
Sonuç
Bilimsel bulgular, ketojenik diyetin:
Epilepsi tedavisinde etkili,
Metabolik sendromu iyileştirici,
Beyin sağlığını destekleyici,
Bazı kanser türlerinde destekleyici etkilere sahip olduğunu göstermektedir.
Ancak, uzun vadede sürdürülebilirliği ve beslenme çeşitliliği açısından dikkatli olunmalıdır.
Sonuç olarak, dengeli ve bilim temelli bir beslenme yaklaşımı benimsenmelidir.
Diğer Blog yazılarımı incelemek için buraya tıklayabilirsiniz.
Kaynakça
- Murat, İ. Ş. Ç. İ., & KAPLAN, A. K. (2023). KETOJENİK DİYET. SAĞLIK & BİLİM 2023: Beslenme-I, 93.
- Köken, M., & Öztürk, Y. E. (2023). Epilepsi Hastalarında Uygulanan Ketojenik Diyet Çeşitleri ve Etkinlikleri. Sağlık Akademisi Kastamonu, 8(2), 353-362.
- Arhan, E. B. R. U. Ketojenik diyet etki mekanizmaları.
- Haber, H. G. H. (2024). Yeni Araştırma: Ketojenik Diyet Beyin Sağlığını Koruyabilir.
- BOLKAN, A. G., & DOĞAN, Ö. (2024). Glioma, Beslenme İlişkisi ve Ketojenik Diyet. Turkiye Klinikleri Neurosurgery-Special Topics, 14(3), 90-94.
- Zengin, F. H., & Çevik, A. (2024). Bazı popüler diyetlerin besin ögesi içeriklerinin, diyet antioksidan kapasitelerinin, diyet kalitelerinin ve diyet inflamatuar yükünün incelenmesi. Food and Health, 10(3), 219-234.
- Ömür, S. (2024). Ketojenik Diyetin Metablolik Sendrom ve Bileşenleri Üzerine Etkisi. Gazi Sağlık Bilimleri Dergisi, 9(1), 25-40.










